Google’dan Öğrendiklerim

Geçtiğimiz günlerde Google’dan bir yetkili okulumuza geldi. Evet, hani tarayıcıyı açtığımızda karşımıza çıkan o meşhur google’dan. Daha dünya çapında Alphabet dönüşümleri tamamlanmadığı için Türkiye’de sadece Google olarak etkinler bildiğim kadarıyla. Google for Work müdürü Önder Güler üniversitemizi ziyarete gelince, böyle önemli bir konferansı kaçıracak değildim. 🙂 Telefonuma aldığım notları altlarında açıklayarak, aklımda kalanları paylaşacağım.

Google’ın hikayesini anlatmaya başlayan Önder Bey, sonrasında şimdiye ve geleceğe değindi ve konferansı bitirdi.

?Her şey sadece bir büyük soruyla başladı.
Evet, Google böyle bir şekilde başlamış. “Webde olan siteleri bir yerde kaydedebilir miyiz?” Yanlış hatırlamıyorsam bitirme projesi olarak ortaya çıkan bu sorunun yanıtı dünyanın en güçlü şirketlerinden birine evrilmeye dönüşüyor. Yani sorduğunuz, düşündüğünüz sorunlar büyük olsun. Çözümü gelecektir.

?Kullanıcıya odaklan, gerisi kendiliğinden gelir.
Google böyle bir şirket. Yaptıkları bütün işi kullanıcaya göre ayarlıyorlar ve sonunda başarıyı yakalıyorlar. Güler, bununla sunumunun nereye gideceğini yavaş yavaş belirtti. Mobilite.

?Büyük sorular büyük cevaplara öncülük eder.
Bununla birlikte Google Images’in hikayesini de anlattı. İnternetteki herkes Grammy ödül törenince Jennifer Lopez’in giydiği Versace elbiseyi merak ettiği için arama yapıyorlar. O gün/gece yapılan elbiseyi görmek isteyenlerin farklı kelimele aramalarıyla sonuçlarındaki farklılıktan sonra ortaya Google Images fikri geliyor. Altı ay sonunda ürün ortaya çıkıyor.

?Gartner bağımsız danışma şirketinin gelecek hakkındaki öngörüsü dört büyük gücün çakışması üzerine. Bunları büyük harflerle yazıp açıklamalarını yapıyorum.
MOBİL, bilgisayardan yapılabilecek işlere göre daha hızlı ve 10-50 kat arası dijital iz bırakıyor. Bu da BÜYÜK VERİ’yi doğuruyor. Bu tip yapıları büyük sunucularla kontrol edilemiyor, kitleniyor. Bu işlerde BULUT yapısını oluşturmaya zorluyor. Bulut sistemine geçilmesinde kurumsal yapılarda zorlanılıyor. Güvenlik ve benzeri sebeplerden dolayı. Artık şirketlerin de hayatımızda etkisi çok büyük olan ve eskiden katı olan gerekler yerine resmi hayat yerine SOSYAL medya ile hafif olarak  bağ kurması, bu güçlerin çakışmasına ve önemini vurguladı. Bu maddeden sonra konferansta mobile yoğunlaştığımızı söyleyebilirim.

?Cep telefonları kişisel bilgisayarların önüne geçti. Buda teknolojiyi şirketlerin daha geriden getirdiği bir hale getirdi. Eskiden yüksek bilgisayar sadece şirkette okulda iken şimdi evlerde var.

?Gelecek mobilite üzerinde. Proje odaklı.

?Mekandan bağımsız çalışma etkinliği geliyor artık. İstediği yerde farklı bir şekilde çalışabiliyor. Farklı çalışma alanında çalışılabiliyor. Mobil, tablet, pc.

? Bulut teknolojisiyle şirketteki verimsizlik kalkıyor. Herkes aynı döküman üzerinde gerçek zamanlı çalışabiliyorken eski halde verimsizlik vardı. Kağıtların ve resmi evrakların getirdiği zaman sorunu ve verimsizlik üzerinden.

?Bulutun sağladığı yararlardan, güvenlikten bahsetti. Vs vs.
Bu maddenin kısalığından, bulut teknolojilerine hala güvenemediğimi anlayabilirsiniz. Bunda Sony’nin zararlarından, Apple skandalından, çalınan Gmail şifrelerinden, Google Now’un maile erişip otel rezarvasyonuna kadar her şeyi kaydetmesinden ve geçtiğimiz günlerde bir hacker grubunun Apple’da bulduğu bir açığı 1 milyon dolara satması etkili tabii.

?Bilgiler data puzzle gibi parçalanır ve farklı ülkelere gider. Herhangi bir server çökse bile data kurtarılır kalan parçalarla bilgi kurtarılır. (Dat5 teknolojisi ile galiba?)
Google’ın kaydettiği bilgiler ve bulut teknolojisinde bu kullanılıyormuş.

?Google’ın üç veya dört konumdaki server’ları çökse bile %99 hizmetle çalışmaya devam edebilirmiş: YouTube, Google Maps vs gibi hizmetler etkilenmeden devam edebiliyormuş.

?Mobile odaklan‘mamızı söyleyen Önder Bey’in konferansına soru-cevap ile devam edildi.

Tabii ki bulut teknolojisinin güvenliğini ve nasıl Googler olabileceğimizi sormadan edemedim. Google’ın yaş ortalamasının genelde 22-27 arasında değiştiğini ve genç adayları aldıklarını, deneyimin önemli olmadığından bahsetti. Konferans sonrası yanına gidip üniversite faktörünü sormadan edemedim. Büyük üniversiteler varken bizim şansımız azalıyor dediğimde ise bunun önemsiz olduğundan bahsetti. İçimi rahatlamak için mi söyledi bilmiyorum fakat dene, başvur dedi.

Tabii ki fotoğraf çekindim. (Fun Fact: Güzel çıkmamışım, sildim. Fotoğrafta daha önemli olan benim tabiisi. ^-^)

Oldukça verimli ve eğlendiğim geçen bu konferanstan aldığım notlar bu şekilde. Umarım siz de kendi payınıza bir şeyler çıkarmışsınızdır. Lütfen yazıyı paylaşmayı ve yorum yapmayı ihmal etmeyin. Bir sonraki yazımda görüşene kadar hoşçakalın! 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *