Uzayın Renkleri Var Mıdır? Nerden Geliyorlar?

Uzayın karanlık olduğunu biliyoruz. Karanlık olan bir maddenin ışığı yansıtma, geçirme gibi özellikleri de yoktur. Karadeliklere ismini veren şeyde öyle karanlık ve siyah olmasıdır ki, giren ışığı tamamen soğurduğu için geri gelmemesidir. Öyleyse uzaydan çekilen, genellikle Hubble teleskobuyla, galaksilerin, yıldızların renkleri nerden geliyor? Araştırmam sonucunda öğrendiklerimi paylaşmak istedim. Hiç bir Türkçe kaynak olmaması da büyük bir etken.

hs-2003-10-i-large_webUzayın fotoğrafı çekilirken bildiğimiz film mantığı ile fotoğraflar çekilmez. Yani fotoğrafını çektim, deklanşörün sesi geldi, artık bir uzay fotoğrafım var mantığı yoktur. Hubble teleskobu veya başka bir teleskop fotoğrafları çekmez. Odaklandığı yerdeki ışıkları özel bir elektromanyetik dedektör yardımıyla kaydeder. Yani odak noktasından itibaren gelen ışıkları aldıktan sonra ortaya siyah beyaz bir fotoğraf çıkar. Öncelikle bu siyah beyaz fotoğrafın nasıl olduğuna bakalım, sonra renkleri göreceğiz.
Her astronomik cisimin kendine özgü bir elektromanyetik dalgası vardır. Fotoğrafı çeken teleskop ultraviyoleden kızılötesine kadar bütün dalga boylarını yakalayacak şekilde insan gözünün göremeyeceği dalga boyları da dahil olmak üzere tasarlanmıştır.
sbuzayspektrumTeleskop özellikle bir cismi yakalamak istiyorsa alçak yada yüksek geçiren filtreler kullanarak sadece bu dalga boyunu yakalar.  Adsız2Pekala, elektromanyetik dalgaları kullanarak uzayın bir fotoğrafını yakaladık. Hala baştaki sorumuz olan renklerin nasıl geldiği sorusuna cevap alamadık.
İnsan gözünün gördüğü ve göremeyeceği bir aralığın olduğunu da artık biliyoruz. Bilim adamları bu astronomik cisimleri incelemek için üç renkten oluşan temel filtre kullanıyor. Renkler araç,metod, olarak üç şekilde karşımıza çıkıyor. Aşağıda göreceğiniz üzere. görselolarakrenkDoğal metod: Sol taraftaki fotoğraf eğer bir uzay aracıyla uzaya gidersek gözlerimizle algılayabileceğimiz renklerdir.
Temsili metod: Ortada ise bilim adamlarının renkleri temsili olarak kullandıkları andaki fotoğraf çıkıyor. Bu temsili renkler örneğin gökcisim üzerindeki sıcaklık, su yoğunluğu, gibi çeşitliliklerde kullanılıyor.
Geliştirilmiş metod: Sağ taraftaki, büyülendiğimiz fotoğrafların kaynağındaki renklendirme metodu ise, geliştirilmiş renklendirmeye aittir. İncelenen cismi yapısal olarak anlamamıza yardımcı olur.

Peki bu üç çeşit renklendirme metodunu nasıl yapıyorlar? Yukarıda elektromanyetik dalgaları yakaladıktan sonra üç çeşit filtreye soktuğumuzdan bahsetmiştik. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavi. Çoğu uzay fotoğrafı ve renkleri bu temel filtreleri kullanarak çıkarıyor. Örneğin incelenen cisimde sıcaklık tespiti yapılacaksa kullanılan filtre daha koyu olan yerlerin kırmızı, daha beyaz olan yerlerin daha açık tonda kırmızı olacak şekilde yakalıyor. Temel mantık bu şekilde işliyor. Kullanılacak metota göre filtreler yardımıyla ortaya büyüleyici bilinmezliğin fotoğrafı çıkıyor.

Sonuç olarak bir temele oturtmak gerekirse; her atomun etrafında hareket eden elektronların yer değiştirmesi sonucunda ortaya elektromanyetik bir enerji ortaya çıkıyor. Her elektromanyetik dalga boyunun kendisine özel renkleri vardır, fakat bunların hepsini göremeyiz. Bu elektromanyetik dalgaları özel dedektörler yardımıyla tespit edip yakaladıktan sonra incelemek istediğimiz duruma göre renklendiriyoruz. Bütün uzay siyah, beyazdan ibaret oysa. Yansıyan ışıklara göre biz bu renkleri ayırt ediyoruz. Örneğin Ay’ı beyaz görmemizin sebebi yansıyan ışıklardır.
Aşağıdaki kaynaklardan temel mantığı anlamak üzere animasyonlaştırılmış görsellere bakabilirsiniz. Merak ettiğiniz sorularınız varsa sorun, hep beraber araştıralım, yorumlayalım.

Kaynaklar:
http://hubblesite.org/gallery/behind_the_pictures/
http://www.colormatters.com/color-and-science/electromagnetic-color

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *