Bir Fikrim Olsun, Girişimci Olurum!

Teknolojinin herhangi bir alanıyla uğraşan kişinin çokça duyduğu bir kelimedir girişimcilik. Öyle ki, insanların artık yaka silktiği, duymak istemediği, önüne gelen herkesin kullandığı bir kelime haline geldi. Vikipedia’ya göre girişimcilik; iktisadi mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulmasıdır. Kısacası bir fikri bir iş planına dönüştürmeye girişimcilik diyebiliriz. Dünya ekonomisini şekillendiren bir alan olan teknoloji dünyası küçüklü büyüklü girişimlerin devinimleri sayesinde ilerleme kaydediyor. Çok büyük paraların oynadığı bir alandan bahsediyoruz. “Öyleyse bende fikir bulur, girişimci olurum!”

Youtube benim de aklıma gelmişti!

Peki neden herkes girişimci olamıyor?

Yüksek miktarda para lafını duyan/gören herkesin isteği kendi işini kurmakta, bir an önce kendi patronu olma telaşında. Ancak işler sadece bunu istemekle sınırlı kalmıyor. Sizi biraz geçmişe götürmek istiyorum şimdi. Ortaokul ve lise yıllarımda da bilgisayara tutkun bir ergendim. 2005’te, beşinci sınıftayken hazır site araçları ve birazcık html bilgisiyle kurduğum sitem sayesinde ileride ne gibi bir iş yapacağımın sinyallerini vermiştim sanırım. 2011 yılına geldiğimde artık üniversite sınavına hazırlanması gereken bir öğrenciyken aklım yeni fikirler bulamaya çalışıyordu. O zamanlar Spotify’nin Türkiye’de olmadığı yıllarda, dinlenen müziklerin bir listesini belirli duygu türleriyle, etiketle listeyip, insanların yeni müzik keşfetmesini kurgulayan bir site fikrini benden üst sınıf bir arkadaşıma anlattığımı hatırlıyorum. İki ay sonra bahsettiğim fikrin 8tracks sitesi ile can bulduğunu, şuan Spotify’nin büyük gelir kaynağı listeler olduğunu öğrenecektim.

Herkes fikir bulabilir, dünyada milyarlarca insan var, sizin alanınızda çalışan ise milyonlarca diyelim. Sizinle benzer departmanda çalışan ise yüzbinlerce kişi olsun. Sürekli azaltıyoruz insan sayısını fakat yine de, aynı fikrin benzer insanlarda da geçmiş olabileceğini tahmin ediyorsunuz değil mi? Öyleyse demek ki sadece fikir bulmak yetmiyor. Bu fikri kovalamak için yeterince tutkulu olmak, ekonomik olarak bir rahatlıkta olmak ve riski göze alabilmek gerekiyor. Bütün bunlara sahip olduktan sonra ise geriye kalan teknik bilgi ve azim. Çok çalışarak belki hayallerinize ulaşabilirsiniz. Ama unutmayın ki, bir birikim olmadan elle tutulur bir şeyler oluşturmak çok zor. Atalarımızın deyişiyle damlaya damlaya göl olur. Deneyim, teknik bilgi ve fikirle birlikte bir şeyler oluşturabilirsiniz.

Bu yazıyı yazma amacım sadece fikir sahibi olmakla girişimci olunamayacağını anlatmak fakat insanları karamsarlığa süreklemek değil. Dolayısıyla söylediklerimden çıkarmanız gereken ders fikir arayışından çok deneyim ve zamanlama olduğu olmalıdır. Bunları anlatıyorum çünkü ancak bir deneyim sonucu ortaya çıkıyor. Mühendis bir arkadaş çevresine sahip olunca konuşulan konular sorunları çözme üzerine odaklı oluyor genelde. Arkadaşlarımla konuştuğumuz fikirlerden, bu fikirleri televizyonda görmemizden, uygulanmasından büyük bir ders çıkardım kendi adıma.

O ise;
Sadece fikirle girişimci olunmuyor.

TDK’ya göre girişimciliğin kelime anlamı ile bitirelim.
Girişimcilik; emek, sermaye ve doğayı bir araya getirerek üretim sürecinin bir üretim faktörü olarak tasarlanması, örgütlenmesi ve onun tüm riskinin üstlenilmesi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *